Yayın: · Hazırlayan: İlkdent Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği
Ağız kanserinin en sık görülen belirtileri iki haftadan uzun süren ve iyileşmeyen ağız yarası, ağız içinde beyaz ya da kırmızı leke, yanakta, dilde ya da dudakta ele gelen sertlik veya şişlik ve geçmeyen ağrıdır. Bu belirtilerin çoğu kanser dışı nedenlerle de görülür; ancak iki haftadan uzun süren her belirti için diş hekimine ya da aile hekimine başvurmak gerekir.
Bu yazı belirtileri tanımak ve ne zaman hekime gidileceğini bilmek için hazırlanmıştır; tanı koymaz ve muayenenin yerine geçmez. Ağız kanserinin tanısı ancak hekim muayenesi ve gerekirse alınan doku örneğinin incelenmesiyle konur.
Ağız kanseri nerede görülür?
Ağız kanseri, ağız boşluğunu oluşturan dokularda başlayan kanserlerin genel adıdır. Dudaklarda, dilde, yanakların iç yüzünde, diş etlerinde, damakta ve dilin altındaki ağız tabanı bölgesinde görülebilir. Dil kökü, bademcikler ve yutak gibi daha geride kalan bölgelerdeki kanserler boğaz kanseri olarak ayrıca ele alınır, ama belirtileri benzer olabilir.
Dilin yan kenarları ve ağız tabanı, ağız kanserinin sık görüldüğü bölgeler arasındadır ve aynada kolayca fark edilmez. Bu yüzden ağız içindeki bir değişikliği çoğu zaman ilk fark eden kişi diş hekimi olur.
Dikkat edilmesi gereken belirtiler
- İyileşmeyen yara: İki haftadan uzun süren, kanayabilen ya da büyüyen yara veya çatlak.
- Beyaz ya da kırmızı leke: Silinince çıkmayan beyaz lekeler (lökoplaki) ya da kırmızı, kadifemsi görünümlü alanlar (eritroplaki).
- Sertlik, kabarıklık ya da şişlik: Yanakta, dilde, dudakta, diş etinde ya da boyunda ele gelen kitle veya kalınlaşma.
- Geçmeyen ağrı ya da uyuşukluk: Ağızda, dilde ya da dudakta nedeni açıklanamayan ağrı, yanma veya his kaybı.
- Çiğneme, yutma ya da konuşma güçlüğü: Dil ya da çene hareketlerinde kısıtlılık, yutkunurken takılma hissi, geçmeyen ses kısıklığı.
- Diş ve protez değişiklikleri: Belirgin bir nedeni olmadan sallanan dişler ya da önceden uyan protezin artık oturmaması.
- Diğer belirtiler: Nedeni açıklanamayan kanama, tek taraflı kulak ağrısı ya da istemeden kilo kaybı.
Bu belirtilerin çoğu aft, ısırma ya da protez vurması gibi travmalar, mantar enfeksiyonu veya diş eti hastalığı gibi kanser dışı ve tedavi edilebilir nedenlerle de ortaya çıkar. Tek bir belirtinin varlığı kanser anlamına gelmez. Asıl dikkat edilmesi gereken, belirtinin geçmemesi ya da giderek artmasıdır.
İki hafta kuralı: Ne zaman hekime gidilmeli?
Ağızdaki yaraların çoğu, örneğin aftlar ya da yanağı ısırmaya bağlı yaralar, genellikle bir ile iki hafta içinde kendi kendine iyileşir. Bu süreyi aşan yara, leke, şişlik ya da ağrı için diş hekiminize veya aile hekiminize başvurmanız önerilir. Muayeneyi geciktirmemek, olası bir sorunun erken dönemde değerlendirilmesine imkân verir.
Lamine, zirkonyum kaplama ya da hareketli protezin keskinleşmiş bir kenarı ağızda sürekli aynı yerde yara açıyorsa bu durum da hekime gösterilmelidir. Keskin kenar düzeltildikten sonra yara iki hafta içinde iyileşmiyorsa ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Nefes almada ya da yutmada güçlük, yüzde veya boyunda hızla büyüyen şişlik ya da durmayan kanama varsa beklemeden acil servise başvurun ya da 112’yi arayın.
Risk etkenleri
Risk etkeni, bir hastalığın görülme olasılığını artıran durumdur. Risk etkeni taşıyan herkeste hastalık gelişmez; risk etkeni olmayan kişilerde de hastalık görülebilir. Ağız kanseri için genel kabul gören risk etkenleri şunlardır:
- Tütün: Sigara, puro, pipo ve çiğnenen tütün ürünleri dahil her biçimiyle tütün kullanımı.
- Alkol: Düzenli ve fazla alkol tüketimi. Tütünle birlikte kullanıldığında risk daha da artar.
- HPV enfeksiyonu: Bazı HPV türleri özellikle dil kökü ve bademcik bölgesindeki kanserlerle ilişkilidir.
- Güneş: Dudakların uzun süre korunmadan güneşe maruz kalması, özellikle alt dudak için.
- Yaş: Ağız kanseri ileri yaşlarda daha sık görülür.
- Bağışıklık: Hastalık ya da ilaç nedeniyle bağışıklık sisteminin zayıflaması.
- Geçmiş: Daha önce baş ve boyun bölgesinde kanser geçirmiş olmak.
Tütünü ve alkolü bırakmak, dudakları güneşten korumak riski azaltmanın bilinen yollarıdır. Risk etkeni taşıyan kişilerde ağız içindeki değişikliklerin daha dikkatle izlenmesi önerilir.
Muayenede neler yapılır?
Hekim ağzın içini, dili, ağız tabanını ve damağı inceler; boyunda ve çene altında ele gelen bir şişlik olup olmadığına bakar. Belirtinin ne zaman başladığı, değişip değişmediği, tütün ve alkol kullanımı sorulur. Yaraya yol açabilecek keskin bir diş ya da protez kenarı varsa giderilir ve kısa bir süre sonra yeniden kontrol yapılabilir.
Şüpheli bir bulgu varsa hekim sizi ilgili uzmanlık alanına yönlendirir. Kesin tanı, şüpheli bölgeden alınan küçük bir doku örneğinin, yani biyopsinin incelenmesiyle konur. Bu yüzden yalnızca görünüşe ya da internetteki bilgilere bakarak kanser olup olmadığına karar verilemez.
Düzenli diş kontrolleri ağız içindeki değişikliklerin fark edilmesine de fırsat verir; diş taşı temizliği ve kaplama ya da protez kontrolleri için yapılan randevular bu açıdan da yararlıdır. Evde ara sıra iyi ışıkta ve aynada dudaklara, yanakların içine, dilin üstüne, yanlarına ve altına bakmak da değişiklikleri fark etmeye yardımcı olabilir.
Sizi Arayalım
Sık sorulan sorular
Ağız kanseri ağrı yapar mı?
Erken dönemde çoğu zaman ağrı yapmayabilir. Bu nedenle ağrı vermese de iki haftadan uzun süren bir yara, leke ya da sertlik hekime gösterilmelidir.
Aft ile ağız kanseri yarası nasıl ayırt edilir?
Evde ayırt etmek güvenilir değildir. Aftlar genellikle ağrılıdır ve bir ile iki hafta içinde iyileşir. Bu süreyi aşan, büyüyen, sertleşen ya da hep aynı yerde tekrarlayan yara hekime gösterilmelidir.
Sigara içmeyenlerde de ağız kanseri görülür mü?
Görülebilir. Tütün başlıca risk etkenlerinden biridir, ancak alkol, HPV, güneş ve yaş gibi başka etkenler de rol oynar. Bazı kişilerde ise belirgin bir risk etkeni bulunmaz.
İlgili Tedaviler
Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene ve tanının yerine geçmez. Size uygun tedaviyi muayeneden sonra diş hekiminiz belirler.




